Edirne

31 Temmuz 2009 · Zehra Arslan

Istanbul’a yaklaşık 230 km’lik mesafede olan Edirne’ye ulaşım oldukça kolay,  kendi aracınız ile gidebileceğiniz gibi alternatif bir çok otobüs firması da buraya çalışıyor. Bunlardan bazıları Metro, Ulusoy, Truva otobüs firmaları. Düzgün, asfalt yoldan Istanbul – Edirne arası ulaşımı yaklaşık 2,5 saat sürüyor.

Elbette ilk durak tüm haşmetiyle yüzlerce yıldır orada dimdik duran Selimiye Camii. Caminin içinde tripot kurmazsanız ve flaş kullanmazsanız fotoğraf çekebilirsiniz. Caminin kitabesinde inşaat başlangıç yılı 1568 yazmaktadır. Mimar Sinan’ın 80 yaşındayken inşa ettiği ve ustalık eserim dediği Selimiye Camii gerçekten usta bir elden çıktığını ispat ediyor. Caminin içinde küçük bir şadırvan ve üzerinde bir mahfil yer alıyor. Mahfilin mermer sütunlarından birinde ters bir lale motifi ve altında bir çizgi göze çarpıyor. Kimine göre bu lale yer yıl aşağı doğru kayıp bu çizgiye yaklaşıyor ve değdiği gün kıyamet kopacak. Bir başka rivayete göre ise caminin bulunduğu yerde eskiden bir kadına ait lale bahçesi varmış ve kadın bahçesini satmaya bir şartla razı olmuş oda caminin içinde laleyi anımsatacak bir sembolün olmasıymış. Kadın biraz ters biriymiş bu yüzden Mimar Sinan laleyi ters olarak buraya yerleştirmiş.

Selimiye Cami - azgezmis.com

Caminin altında hala arasta olarak kullanılan çarşı neredeyse eski zamanlardaki halini korur durumda. Buradan Edirne’ye özgü değişik şekillerde yapılmış kokulu sabun alabilirsiniz. Arasta’nın hemen yanındaki sokakta bulunan Keçecizade’den Edirne badem ezmezi denemeyi ihmal etmeyin. Istanbul Bebek badem ezmesi kadar güzel olmadığını söylemeliyim ancak yinede denemekte fayda var. Selimiye caminin hemen alt kısmında Eski Cami adıyla anılan küçük camii yer alıyor. Bu camiyi Ara Güler’in ünlü fotoğrafından bir çok insan görünce tanıyor herhalde. Eski caminin iç motifleri görülmeye değer. Bu arada Eski Camii ile Selimiye Camii arasında görmeniz gereken bir yerde Sera Çay Bahçesi. Buranın en güzel yanı tavus kuşları. Siz bir şeyler atıştırırken onlar çevrenizde dolanıyorlar. Hele birde kanatlarını açarlarsa o kadar güzel oluyorlarki seyretmeye doyamıyorsunuz.

Eski Caminin yanından aşağı doğru inerseniz bugün trafiğe kapatılmış olan Saraçlar Caddesine gelirsiniz. Bu caddenin sağ tarafında yine tarihi olan Ali Paşa Kapalı Çarşısı yer almakta, çarşının bir çıkışında meşhur Edirne tava ciğercileri sıralanmışlar. Ciğercileri geçip ilk sola döndüğünüzde Kaleiçi denen semtte sizi şirin butik oteller bekliyor. Bu binaların çoğu tarihi eskilere dayanan binalar, güzelce onarılıp işlevsel hale getirilmişler. Bunlardan birinde konaklamak gerçekten insanı alıp eskilere götürüyor. Saraçlar Caddesinin diğer tarafına geri dönerseniz bu sokağı kesen sokakların içinde fotoğraflanmak için bekleyen geleneksel görüntülü irili ufaklı küçük imalathaneler, dükkanlar ve eski evler göreceksiniz. Burası sizi tarihin içinde yolculuğa çıkaracak kadar güzel nostaljik sokaklardan oluşuyor.

Mecidiye Köprüsü - azgezmis.com

Edirne Selimiye Camii ile olduğu kadar köprüleri ile de ünlü bir şehirdir. Günümüze gelebilmiş 8 adet tarihi köprü vardır. En uzun köprüsü Ergene Nehri üzerindeki Uzunköprü’dür. Bu köprü aynı zamanda bulunduğu ilçeye ismini vermiştir. Tunca Nehri üzerindeki Tunca Köprüsü de bilinen köprülerindendir. Edirne’yi ve Selimiye’yi biraz karşıdan seyretmek için tarihi Meriç Taş Köprü veya diğer adıyla Mecidiye Köprüsünden geçip Emirgan çay bahçesinin bulunduğu Meriç Nehri kıyısına gelmelisiniz. Burada ağaçların altında biraz nehrin tadını çıkardıktan sonra, parke taşı döşeli tarihi ağaçlı yolda keyifli bir sürüş yaparken bir yandan da yolun kenarlarındaki Söğütlük Ormanı piknik alanlarını göreceksiniz. Bu yol aynı güzellikde 5 km devam ediyor. Yol boyunca göreceğiniz tarihi ağaçların kovukları ikinci dünya savaşında dinamit lokumu konulmak için kullanılmış. Bu güzel ağaçları görünce insan dinamitlerin patlamadığına şükrediyor. Karaağaç’a geldiğinizde çok özel bir mimariye sahip eski Edirne – Karaağaç Tren Garının büyüsüne kapılıp hemen yanına gitmek isteyeceksiniz. Bugün bu güzel bina Trakya Üniversitesi Rektörlük Binası olarak kullanılmakta. Rektörlüğün kocaman bahçesinin içinde rayların üzerinde duran lokomotifi sanırım tüm fotoğrafçılar ziyaret etmiştir. Karaağaç, ki bu adı eskiden burada var olan Karaağaç Ormanından almıştır, varlıklı Rumların yaşadığı ve geçimlerini şarapcılıktan sağladıkları gözde bir yermiş ancak 1923 Lozan Antlaşması ile buradaki Rumlar göç edip yerine bugünkü sakinleri geldiğinde eski önemini kaybetmiş. Bugün yine de rektörlük binasının etrafında görülen evlerin bir kısmı tarihidir, altlarında bulunan küçük kahvehanelerdeki yaşlılarladan buranın geçmişi ile ilgili bilgi edinebilirsiniz.

Trakya Üniversitesi - azgezmis.com

Görülmeye değecek bir başka mekanda II. Beyazıd Külliyesi ve Sağlık Müzesidir. Müze büyük bir bahçenin içinde oldukça bakımlı ve içinde dönemin insanlarını yansıtan güzel mumyaların bulunduğu bir bina.

Yaz aylarında Edirne’ye gelirseniz Sarayiçi’nde her yıl yapılan tarihi Kırkpınar Güreşlerini seyretme imkanınız olacaktır. 2009 yılında 648. si düzenlenen Kırkpınar, değişik atmosferi, yediden yetmişe güreşen pehlivanları, ortalığı kaplayan zeytinyağ kokuları, güreş boyunca sürekli konuşan cazgırları ve hiç susmayan müziği ile güreş sevmeyen biri için bile kuşkusuz değişik bir ortam olacaktır. Burada kilolarca saf zeytinyağı kullanılıyor. Fotoğrafçı olarak sahaya inerseniz pantolon paçalarınız çimenlerden gelen yağa bulanmadan sahadan çıkış yok. Sahanın içi kadar dışı da renkli. Stadın dışına geçiçi lokantalar kurulup rakılar, biralar açılıp, kuzular çevriliyor. Güreşcileri seyrederken onların sarf ettiği efordan yorulan seyirciler bu mekanlarda yorgunluk giderip, belki de güreşi kaybeden pehlivanları için bir kadeh rakı içiyor.

Edirne bir zamanlar süpürgecileri ile de meşhur bir yerdi. Meşhurdu diyorum çünkü bugün sayıları bir hayli azalmış durumda. Süpürge yapımını görmek ve fotoğraflamak üzere yol sorduğumuzda Edirne’nin tam içinde olduğumuzu bir kere daha hatırladık. Yolu sorduğumuz herkes süpürgecilerin Asan Sezai Baba Türbesi yanında olduğunu söyledi. Gittiğimizde gördük ki türbenin kapısında Hasan Sezai Baba yazıyor. Türbede yatan zat ile ilgili bir hikaye bugüne kadar gelmiş. Kıbrıs harbinde bir anda havadaki bir uçağın pilotu yanında belirmiş ve bombayı atması gereken yeri söylemiş. Pilota kendisinin Hasan Sezai olduğunu ve Edirne’de kendisini bulabileceğini söylemiş. Savaş sonrası pilot Edirne’ye gelip kendisini ziyaret etmek istemiş ve gelip buradaki yatırı görünce yaşadıklarına inanamamış. Bugün Hasan Sezai Baba Türbesinin yanıbaşında sayıları azalan süpürgecilerden bir kaçı yer alıyor. Günlük yaşantımızda kullandığımız süpürgeler oldukça zahmetli yapılıyormuş meğerse. Önce Zare denilen toplama kısmı, sonra sarma, bağlama ve en sonundada dikme kısımlarından geçtikten sonra süpürge imal edilmiş oluyor. Bir günde 2 kişi 70 adet üretebiliyor. Bunu da genelde toptan İstanbul’a satıyorlar.

Edirne Süpürgeci - azgezmis.com

Edirne yazmakla bitmez, bu satırlar içinizde merak uyandırdıysa ne mutlu, bu demek oluyorki en kısa sürede gidip ziyaret edeceksiniz. Son bir ekleme olarak Türkiye’nin bu bölgedeki sınıra yakın en yüksek tepesi olan, Bulgaristan ile Yunanistan’dan da görülen Hıdırbaba Tepesine çıkıp kuş bakışı Türkiye’nin en uç noktasını bir seyredin.

Ne yenir kısmında tabiki Edirne’nin en meşhuru olan tava ciğeri başta geliyor. Ciğerciler genelde Ali Paşa Kapalı Çarşı çıkışında bir arada bulunuyor. En meşhurlarından biri Niyazi Usta.

Kalınacak yere gelince yine her zaman ki gibi 25-30 TL civarındaki uygun fiyat için Edirne Öğretmen Evi veya değişik atmosferi ile Efe Otel, Grand Altunhan Otel, 3 yıldızı olup görüntüsü 3 yıldız üzeri duran Otel Şimşek.

Edirne

Istanbul’a yaklaşık 230 km’lik mesafede olan Edirne’ye ulaşım oldukça kolay,  kendi aracınız ile gidebileceğiniz gibi alternatif…

azgezmis.com

Yorumlar

  • Hasan sezai hz dergahına mutlaka uğramanızı tavsiye ediyorum

  • Eğer Edirne ye yolunuz düşerse Edirne de en iyi kahvaltı mekanlarını ve en iyi Meşhur Edirne Ciğeri nerede yenir bu adresten bulabilirsiniz.
    http://www.neregidelim.com/sehir-rehberi/tag/sehir-rehberi/kahvalt%C4%B1.html

  • Şevval hanım,
    Külliye’yi görmemizi siz tavsiye etmişsiniz ne zaman açık olduğunu bildirirseniz gidecek olanlara yardım etmiş olursunuz.

  • bu külliye ne zamanlar açıktır lütfen cevap yazın

  • ben de edirneliyim mutlaka ıı.beyazıd külliyesi saglık müzesine gidin

  • Bir Sakaryalı olarak Edirne’yi o kadar çok seviyorum ki; bir çakıl taşının dahi zarar görmesine gönlüm razi olmaz.

  • Edirne Kapalı çarşısı pazar günleri de açık mıdır acaba ?

    • Gizem hanım,
      sorunuza ben cevap veremeyeceğim umarım Edirne’den biri görüp size cevap verir.

  • Merhaba,
    Yazınızı okurken tekrar Edirne’ye girtmiş gibi oldum:) Görülmesi gereken yerleri çok güzel özetlemişsiniz.Ek olarak (Kıyık) Buçuktepedeki Şükrüpaşa Anıtını da görmenizi tavsiye ederim.Kurtuluş savaşı zamanında tabya olarak kullanılan bölge askeriye tarafından düzenlenerek müze haline getirildi.Hem manzarasıyla hemde müze olarak kesinlikle görülmeye değer bir yer.
    Kısacası Edirne’ye gelipte Karaağaç,Selimiye Cami, II. Beyazıd Külliyesi ve Sağlık Müzesi ve ŞükrüPaşa Anıtını gezmemek olmaz :)

    • Neslihan hanım,

      eklemeleriniz için teşekkürler.

  • edirneye gitmek çok istiyorum ama gidemiyorum

    • Yunus bey,

      gerçekten çok isterseniz gidebilirsiniz :)

  • Kesinlikle görülmesi gereken yerlerden birisi…

  • Daha gidemedim Edirne’ye ama çok istiyorum – özellikle Mimar Sinan’ın eseri görmek için.

    • Merhaba,

      Edirne içinde barındırdığı değişik kültürler ve değişik mimarisi ile görülmesi gereken bir şehir. Ertelemeyin derim.

Yorumunuz?

Yeni yazılardan haberdar olmak için lütfen email adresinizi ekleyin ve onaylayın.