Shigatse

16 Nisan 2013 · Zehra Arslan

Bizi Shigatse şehrine getiren en büyük etken Tibet’in önemli manastırlarından biri olan Tashilunpo Manastırı. Gerçekten bu manastrırı görmek için bunca yolu gelmeye değer. Elbette Shigatse de görülmeye değer bir şehir ve Tibet’in ikinci büyük şehri. Ancak nüfusu çok yüksek değil bir milyonun altında. Tibet’de ki her şehir gibi Shigatse’de oldukça yüksek bir yerleşim denizden yüksekliği yaklaşık 3840 metre. Tibet’e giderken en çok dikkat etmeniz gereken şeylerden biri nefes alıp verme ile ilgili probleminizin olmaması. Özellikle sigara kullananlar Tibet’e gittiklerinde çok zorlanabilirler. Seyahat şirketleri yanlarında oksijen tüpleri bulundurup bu tip sorun çekenlere veriyorlar. Ancak kendiniz de Tibet’deki marketlerden oksijen tüpü alabilirsiniz. Shigatse’ye geri dönersek bu şehirde Lhasa‘da olduğu kadar çok modern bina yok. Burada gözüme daha çok geleneksel binalar çarpıyor. Fotoğrafçı olduğumuz için hemen eski yerleşim yerini ve çarşıyı görmek istiyoruz. Çarşı beklentimizi pek karşılamıyor üç beş hediyelik eşya satan tezgah dışında pek bir şey bulamıyoruz. Tezgahların arka taraflarında fotoğraflık bir kaç demirci dükkanı var.

azgezmis.com

Ancak çarşının arka taraflarındaki sokaklara girdiğimizde gördük ki asıl yaşam ve fotoğraf bu kısımda yer alıyor. Daracık sokaklarda oldukça estetik evler var. Bazı evler de bizim gecekondularımız gibi. Lhasa’yı yazarken anlattığım gibi bu sokaklarda yürürken yine beyaz takkeli erkekler karşımıza çıkıyor. Bir kaç kelimeden sonra müslüman olduklarını anlıyoruz. Bizi hemen evlerine davet ediyorlar. Evler genelde iç avlulu. Avlunun etrafında odalar sıralanmış ve büyük çoğunluğu iki katlı. Avluda abdest alan erkeklerle biraz muhabbet edip tekrar sokaklara dönüyoruz. Dar sokaklarda bir aşağı bir yukarı gidip gelen insanlar var. Her gelen bizimle ilgileniyor hali ile biz de bu sayede fotoğraf çekiyoruz bir yandan da beden dili ile anlaşmaya çalışıyoruz. Ancak etrafımızdan geçenlerin bir kısmı dikkat çekici bir şekilde yerlere tükürüyorlar bu da beni biraz rahatsız ediyor. Tibet’liler içlerinden kuvvetli gelen bir öksürük sonrasında tüm balgamı nerede olurlarsa olsunlar boşaltıyorlar. Bunun iki anlamı var onlar için, içinde kötü bir şey tutmayıp arınmaya işaret diğer anlamı ise herkesce bilinen genizi temizlemek. Tuvalet konusunda da son derece rahat olduklarını da görüyoruz. Biri bizimle konuşurken diğeri bir duvar dibine tuvaletini yapıyor. Shigatse’nin bu dar ara sokakları uzayıp, kıvrılarak gidiyor. Eski yerleşim yeri bu şehirde en çok görülmesi gereken yerlerden hele de fotoğrafçıysanız.

azgezmis.com

Eski şehrin hemen üst kısmında Dzong yer alıyor. Bu yapı eskiden Tibet’i yöneten ailenin oturduğu saraymış. 1600’lü yılların başında inşa edilmiş. İnşa şekli ve farklı renklerdeki boyanmışlığı ile Potala Sarayı’nın küçüğü gibi duruyor. Şimdilerde yapının eskiden olduğu kadar işlevi yok. Başkent Shigatse’den Lhasa’ya taşınınca bu yapı da önemini kaybetmiş. Ancak hala tüm haşmeti ile şehrin bir çok noktasından görülüyor. Başlangıçta buraya gelmek için en büyük sebebin Tashilunpo Manastırı olduğu belirtmiştim. Küçük bir şehri andıran tapınağın kapısından içeri girdiğiniz an başka bir dünyaya da ayak basmış oluyorsunuz. Tapınağın içinde küçük bir kent var adeta. Dar sokaklardan her an bir veya bir kaç keşiş karşınıza çıkıyor. Bu konuda biraz yeteneğiniz varsa bir çoğunun fotoğrafını çekebilirsiniz. Bu manastırda, en önemli ikinci mevkide bulunan Panchen Lama’lar yaşıyorlarmış. Bu nedenle önem taşıyan bir tapınak.

azgezmis.com

Çin’in Tibet’i işgali sırasında burada bulunan rahiplerin yaşadığı binaların bir kaçı yıkılmış. Diğer tapınaklara göre burası o dönemde en az hasar gören tapınakmış. Yine o dönemde tapınakta yaşayan rahip sayısı oldukça fazlayken bugün 4000 civarına inmiş. Bazı rahipler ülkeyi terk etmişler ve Nepal ile Hindistan’a yerleşmişler. Dalai Lama da halen Hindistan’da yaşıyor ve ülkeye girmesi Çin Hükümeti tarafından yasaklanmış durumda. Tashilunpo Manastır’ında hala yaşayan yaşlı rahipler yerlerine yeni rahipleri yetiştirmeye devam ediyorlar. Ancak bu devasa tapınak komplesinin dar sokak aralarında elinde cep telefonu ile karşıma çıkan rahipler ben de hep şaşkınlık yarattı. Benim beklentim dünya nimetlerinden tamamen ellerini çekmiş olmaları yönündeydi sanırım. Ancak diğer din adamlarına göre onlarda başka bir sakinlik ve başka türlü bir yaklaşım var. Dünyanın bir çok yerinde din adamlarının fotoğrafını çekmek zordur ama Tibet’te bu böyle değil. Bu da benim çok hoşuma gitti, bir çok fotoğrafı oldukça rahat çektik. Tapınak kompleksi içinde beş katlı bir tapınak binası yer alıyor. Kompleksin içindeki hakim renk kırmızı karşıdan baktığınızda kırmızı yüksek duvarlar hemen gözünüze çarpıyor. Tapınağın içinde bakırdan yapılmış dünyanın en büyük Buda heykellerinden biri duruyor.

azgezmis.com

Tarihi yerleri görmeyi seviyorsanız Panchen Lama’nın sarayını da gezebilirsiniz. Eski şehirdeki pazardan yine merakınız varsa bir takım eski eşyalar satın alabilirsiniz. Meşhur yemekleri olan Momo’yu yiyebilirsiniz. Ancak bu konuda sizi uyarmam gerek peynirli momo yerseniz şekerli peynirli bir yemek yiyeceğinizi düşünün. En güzeli Yak etinden yapılmış olan Yak Momo. Momo nedir derseniz bizim mantımızın bir hayli büyüğü derim. Yak’ın bizdeki karşılığı ise bizim inek ve öküzlerimiz. Ancak Yak’lar bir hayli uzun tüylüler ve çok büyük boynuzları var. Çorba içmek isterseniz bu konuda biraz hayal kırıklığı yaşabilirsiniz. Sıcak suyun içine çiğ sebzeler atılıyor ve size öylece servis ediliyor. Çaya gelince, içinde yağ olan çayı içmeye bir türlü cesaret edemedim. Tibet’te yaşayanlar çok yüksekde yaşayıp çok enerji harcadıkları için bu çayı bolca tüketiyorlar ayrıca soğuktan çatlayan dudaklara da iyi geliyormuş.

azgezmis.com

Bu arada yeri gelmişken Tibet’te yaz aylarında en yüksek sıcaklık 12 ile 15 derece arasında oluyormuş. Küçük yerleşim yerlerinde konaklarsanız kalacak düzgün otel bulamıyorsunuz. En kötüsüde bulduğunuz en iyi otelde bile ısıtıcı yok. Çok fakir oldukları için odalara klima koyamıyorlarmış buna yetecek elektirk enerjileri yok. Tabi ki Shigatse veya Lhasa gibi şehirlerde çok güzel oteller buluyorsunuz. Yaz sonu veya kış başlangıcında giderseniz akşamları bir hayli soğuk olacak bunu bilmelisiniz. Eğer küçük bir yerleşim yerinde konaklarsanız gece sıcaklık eksi 5 veya 6 derece olacak ve sizin kaldığınız odada ısıtıcı bulunmayacak buna göre tedbirinizi almanızı öneririm.

Tibet’in her yerinde önemini hissettiren bir başka güzellik daha var tabi o da Everest ya da oradaki ismi ile Qomolangma. Anlamı tanrıçanın zirvesi. Yolculuğumuz boyunca zaman zaman Everest karşımıza çıktı, zirvesini görmek insanı gerçekten çok etkiliyor. Dağa tırmanmak için çaba sarf edenlerin neler çektiğini dimdik duruşundan anlıyor insan bir kaç dakikada.

Tibet herkesin bir kere gidip ziyaret etmesi gereken değişik bir coğrafya. Ancak Çin hükümeti her yıl Tibet’e giriş için yeni kurallar koyuyor. Örneğin 2012 yılında aynı ülkeden 7 kişi olmazsanız Tibet’e giremiyordunuz. Bir önceki yıl, aynı ülkeden 3 kişi olmanız gerekiyormuş. Gördüklerimden çıkardığım sonuç Çin, Tibet ile kedinin, fare ile oynadığı gibi oynuyor. Tibet’liler birgün özgürlüklerine kavuşacaklarını bekliyorlar ama güç dengesine baktığımda bunun hayal olduğunu düşünüyorum.

Shigatse

Bizi Shigatse şehrine getiren en büyük etken Tibet’in önemli manastırlarından biri olan Tashilunpo Manastırı. Gerçekten bu…

azgezmis.com

Yorumunuz?

Yeni yazılardan haberdar olmak için lütfen email adresinizi ekleyin ve onaylayın.