Kıyıköy
Kırklareli, Saray üzerinden Kıyıköy’e gitmek 3 saat kadar sürüyor, Istanbul’a yaklaşık 185 km. Ancak Kıyıköy’e gelirken yol üzerinde uğranacak yerler var. Önce Vize geliyor, burada görülecek minik bir antik tiyatro var ama etrafı tel örgülerle çevrilmiş olduğu için pek te çekici değil. Tiyatronun biraz üst kısmında Gazi Süleyman Paşa Camii var. Veya diğer ismi ile Küçük Ayasofya Kilisesi. Yapının tarihi V. – VI. yüzyıla dayanıyor,

bazilika planlı inşa edilmiş olan yapı 2006 yılına kadar kaderine terk edilmiş ancak bu tarihte onarıldıktan sonra camii olarak kullanılmaya başlanmış. Eğer gittiğinizde kimse yoksa anahtar paspasın altında, haberiniz olsun. Fakat yine de izin almak için kapının üzerinde telefonu yazan imam Ahmet Beyi aramak daha yerinde bir davranış olur. Işıklar da içeri girince kapının sol tarafından yakılıyor. Birkaç kare fotoğraf çekilebilecek hoş bir mekan.

Vize’den kısa bir turla ayrılıp Balkaya köyüne geçiyoruz burada görülecek büyük mağaralar var. Bunlardan bir tanesi Yenesu mağarası, Trakya’nın 3. büyük mağarası, 1620 m uzunluğunda. Mağaranın içerisinde birkaç adet göl mevcut, içerisindeki sarkıt ve dikitlerle çok güzel fotoğraflarını gördüğümüz bu mağara kış nedeni ile pek ulaşılır değil çünkü aracınızı park ettikten sonra uzunca bir süre yürümeniz gerekiyor. O yollarda sarp olduğu için kışın bir hayli çamurlu. Bir diğer mağara Domuzdere Mağarası, bu mağarada 300 m, içerisinde sarkıtlar,dikitler ve sütunlar var. Ayrıca içerisinde büyük geniş alanlar mevcut. Diğer iki mağara Kurudere ve Direkli mağaraları. Köy kahvehanesine gittiğinizde nasıl gidilirin tarifini çok kolay elde edebilirsiniz.
Balkaya köyünden devam ederek Kıyıköy’e ulaşabilirsiniz. Antik kale kapısından geçerek Kıyıköy’e giriliyor. Yolun sonuna kadar devam ettiğinizde uçsuz denize ulaşıyorsunuz. Tepeden Köşk Lokantası’nın yanından limana araba yolu ile iniş var. Limanın üzerindeki küçük tahta iskelerinin üzerini adeta martılar istila etmiş. Önde martılar, arkalarında balıkçı tekneleri ve bulutlar güzel bir fotoğraf karesi oluşturuyor. Liman dönüşü bu şirin balıkçı kasabasında balık yemeden olmaz diyor, insan ve en güzel manzaralı yer olan Köşk Lokanta’sına oturuyor. Burası limana tepedeki ağaçların arasından bakan ortada büyük bir soba ve hemen yanı başındada büyük bir şöminenin yandığı ahşapdan yapılmış şirin 9-10 masalı bir mekan. İşletmecileri, baba,oğul oldukça güler yüzlüler. Uygun fiyatlı balıklarınızı yedikten sonra Türk Kahvesi ile birlikte eritilmiş nefis helva servis ediliyor.

Kıyıköy kale kapısından çıkıp sağa doğru dönerseniz plaj tabelasını göreceksiniz. Buraya mutlaka gidin. Deniz ile bir derenin yanyana nasıl güzel estetik fotoğraflar verdiğini göreceksiniz. Derenin üzerinde küçük ahşap bir köprü var ve bu köprünün bittiği yerde minik bir kafeterya. Dere kenarının bir tarafı yeşilliklerle kaplı, diğer tarafı ise deniz kumu. Film karelerindeki huzur dolu mekanlardan biri karşınızda duruyor gibi. Plaja yakın olarak görebileceğiniz bir başka yerde Ayanikola Manastırı. Manastır Pabuçdere yolu üzerinde, Kıyıköy’e 700 metre mesafede. Bizans dönemine ait yapı, kayalara oyularak yapılmış güzel bir örnek ama malesef günümüzde çok fazla tahribata uğramış. Birkaç kattan oluşan yapıda kayalar arasına oyulmuş küçük hücreler var. Güzel bir ışıkta burada iyi fotoğraflar çekilebilir.

Kıyıköy çıkışında yaz ayları dışında uğranacak başka bir mekan Kastro plajı. Burası yaklaşık 300 hektarlık Karaçam ormanının denize açıldığı, hani o hep söylenen mavi ile yeşilin buluştuğu ender güzel yerlerden biridir. Kışın hüzünlü görüntüsü, sessizliği ve ıssızlığı bir başka güzel oluyor. Yazın gitmenizi tavsiye etmem çünkü kamyon kasalarının içine doluşan insanlar buraya piknik yapıp,denize girmeye geliyorlar. Üstelik dahada korkunç olanı bu kamyonların ardının arkasının kesilmeyip sahile adım adım inmeniz. İnanın orada olmak istemezsiniz en iyisi sonbahar veya ilkbaharda gidip yaz gelmeden vakitlice oradan ayrılmak.
English
RSS





Artık bu tür güzel yerlerin birbir parsellenip , her köşebaşının çitlerle çevrilmiş piknik alanı haline getirildiği yerlere bir örnek kıyıköy. Sezonun kapalı olduğu zamanlarda gitmekte fayda var. Sezon açıldığında kalabalık ve gürültü insanı rahatsız ediyor. Ancak özellikle nisan sonundan mayıs ortalarına kadar gidilirse gayet güzel vakit geçierbileceğiniz bir yer. Kamp kurmak için kumsalın batı tarafında uygun bir kısım var. İnsanlardan uzak tatlı su probleminiz olmayacak bir yerdir. Kastroda yapısı itibari ile görülmesi gereken bir yer ancak yine sezon dışında gidilmeli. Birde bu bölgede çilingoz varki bu diğer iki yerden daha küçük ama daha şirin bir yer. Kamp için uygun. Üç yerin ortak özellikleri : aynı bölgede ve birbirlerine cok yakınlar , hepsinde bir dere küçük bir gölle kumsalın bir ucunda sonlanıyor ve çok gzel fotoğraflar yakalama şansı veriyor. Sezon dışına çok tenha ve huzur dolu oluyorlar. Sezonda tavsiye etmiyorum.
Gayet keyifli bir tanıtım, paylaşım olmuş Zehracım eline sağlık… evet balık sonrası sıcak helvayı ağzımız yanarak da olsa yedik… çünkü soğuyunca donuyor maalesef…
Veee Zehraaa Dupnisa mağarasını da fotoğraflarıyla birlikte kaleme alabilirsin artık, gezdik-gördük-fotoğrafladık… kıyı-köşeyi yaz ki unutunca dönüp bakalım… ;)
Tekrar ellerine sağlık arkadaşım,
Teşekkürler…
Zülcenah
Zulcenah,
güzel sözlerin için teşekkürler. En kısa sürede Dupnisa ve sınır köyünü yazacağım. Burası benim için de güzel bir hatırlama tahtası oldu.
merhabalar kıyıköyde kalabileceğimiz,memnun kalabileceğimiz pansiyon varmıdır tavsiyede bulunabilirmisiniz
teşekkürler
sevda korkmaz
Merhaba Sevda hanım,
aklıma gelen bir pansiyon ismi yok ancak orada yaşayan bir çok insan evini pansiyon olarak kiraya veriyor. Çok konforlu bir yer beklentisi ile gitmezseniz evlerden birinde konaklayabilirsiniz.
cevabınız için çok teşekkürler
o köy benim köyüm
Erkan bey,
bu kadar güzel bir köyünüz olduğu için çok şanslısınız.
çok acale Kıyıköy’e otel ve pansiyon açılmasını istiyoruz. Kıyıköy Belediyesinin bu yatırımları acele yapmasını istiyoruz.
Hakan bey,
şu anda konaklamak için ev pansiyonlar var, normal pansiyonlardan biraz daha otantik oluyorlar. Sizin talebiniz de güzel ama umarım bir çok yerde olduğu gibi üst üste bir çok yer açılıp Kıyıköy’ün güzelliği bozulmaz.
Zehra Hanım,Kaleminize ve deklanşörünüze sağlık.Sitenizi geç fark ettiğim için kendi adıma üzüldüm.Sizden ricam mümkünse karavanla gitme ve konaklama olanağını ilave ederseniz sevinirim.Hoşça Kalın.
Nail bey,
karavanla gitme imkanını eklediğiniz için teşekkürler.
Ne güzel bir yermiş burası.İlk fırsatta gideceğim.
Eğer fotoğraf merakınız varsa sonbahar veya ilkbaharda gitmenizi tavsiye ederim.
kıyıköy ile ilgili tüm sitelerde fotoğraflar hep aynı eğer gerçek bir kıyıköy görmek istiyorsanız oraya hafıza kartı en az 5gb olan bir fotoğraf makinası ile gitmeniz çok doğru olacaktır oraya gittiğinizde karşılaşacağınız ilk görüntü yeşil olacak etrafı surlarla çevrili bir beldeye giriş yapmak sizi çok eskilere götürecek kıyıköy’e gittiğinizde gezeceğiniz yerleri istanbulda yaşayan fakat doğma büyüme kıyıköylü olan biri olarak şu şekilde sıralayabilirim.öncelikle istanbul üzerinden gelecekseniz ve özel aracınız varsa 3 saat değil 1,5 saat sürüyor eğer aracınız yoksa esenler otogarından yonca veya kale seyahat direkt kıyıköy seferleri le hizmet vermekte ve otobüs ile dahi 2,5 saat sürüyor.
ilk olarak denizine ayran kalacaksınız uçsuz bucaksız sahili ile tertemiz denizi sizi adeta kıyıköy’e bağımlı hale getirecek liman plajı,belediye plajı,ardında kaz liman ve selvez koyu onun ardında uzun kum ardında ardında daha bir çok seçenek akşam saatinde konum itibari ile köye ikinci giriş olan kale kapısından (diğer adı çingene kalesi) girildiğinde 10m ileride solda kartal aile çay bahçesinde yerinizi ayırtın çayınızı yudumlarken uçsuz bucaksız denizi,o güzelim pabuç derenin deniz ile birleşimini,ünlü bir ressamın fırçasından çıkan tabloyu andıran manzarası ve en önemlisi güneşin batışını seyredebilirsiniz bakın bu saydığım dört güzelliği bulabileceğiniz çok az yer var deniz,dere,muhteşem bir manzara ve güneşin batışı her neyse diğer güzelliklerine geçelim belediye plajına giderken sola girdiğinizde 500m ilerlediğinizde solda ayanikola manastırına varacaksınız taşlara oyma manastır sizi kendine hayran bırakacak oraya kadar gitmişken yanınızda mangalınız varsa sizden şanslısı yok demektir birde susadıysanız 35m ilerleyin sağda fındıklı kaynağından kana kana buz gibi su için (bedava) dahası var hiç kimse web sitesinde değirmendereden bahsetmez fakat benim en çok sevdiğim yerlerden biridir değirmen bentinden kazan derenin şelaleyi andıran akışı ve önünde adayı andıran bir görüntü bentin sağında değirmenin kalıntıları söğüt ağaçları altında unutamayacağınız bir piknik keyfi nasıl gideceğinizimi soruyorsunuz kıyıköy’e girmeden 1km geride köprü var köprüyü geçmeden de geçtikten sonrada sola yol var yolu takip ettiğinizde 2km sonra değirmenderedesiniz bentin değirmen tarafından dere boyunca bir yürüyüş yapın ve eşsiz görüntülere şahit olun balık tutun a şunuda belirtmeden geçemiyeceğim kıyıköyde belirttiğim bu güzelim yerlere gitmek için özel araca gerek yok yürüyerekte gidebilirsiniz ayrıca balık yemeden gitmeyiniz nerde yiyeceksiniz nerdemi kalacaksınız kıyıköy’ün merkezinde genç hotel deniz ve dere manzarasına doyamayacağınız endorfina hotel,palaz pansiyon,ender pansiyon,yakamoz hotel
Sayın Kudret Güven,
yorumunuz için teşekkürler. Ancak Kıyıköy, Istanbul’dan sadece 1,5 saat derseniz insanları yanıltmış olursunuz çünkü Istanbul sınırları çok geniş olan bir şehir. Kıyıköy’e, Pendik’den gitmek isteyen bir kişi aracıyla yola çıktığında bu yolculuk 3 ile 3,5 saat civarında sürecektir.
ama ben Kudret Güven değilim ki,cevabınız bana geldi.Belki tüm üyelere otomatik gidiyor olabilir. Ben Kıyıköy’e hiç gitmedim. İlk fırsatta gideceğim.Bakarsınız çok beğenir ve yerleşebilirim.Kışları da Kıyıköy’ün çok güzel olduğunu tahmin ediyorum.
Yıllardır gidip uzun süreli konakladığımız kıyıköyü akıcı yorumunuzla zevkle okudum Zehra Hanım, elinize sağlık.
Fotoğraf meraklılarını , kıyıköye gittiğinde her an yakalayabileceği o kadar çok naturel kareler bekliyorki yaşamak gerekiyor.Kartal Çay Bahçesinden maviyi ve yeşili bir bütün olarak yakalamayı,Köşk Restauraunta göre biraz daha ilerde kalan Marina Cafe den Limanı ve balıkdan dönen balıkçı tekneleri yakalamayı,köyün iki deresindede sandal turu yaparken insanın ruhun yenilemesi ve anlık doğa hareketlerinin yakalanmasını ihmal etmemek gerekiyor.
Kendi tecrübelerime dayanarak ;Kıyıköy istanbul Mahmut Bey gişelerinden özel otoyla 1.5 saat sürüyor.
Evet sezon dışında kıyıköyün çok daha özel bir yönün olduğu fikrine bende katılıyorum.Özellikle ilkbahar.
Kıyıköyde Hotel,Moteller,Pansiyonlar,Evini veya evinin odasını verenler mevcut, geldiğinizde ekonomik yaklaşımınıza göre tercihinizi rahatlıkla görerek yapabilirsiniz ama biz yaz kış geldiğimizde normal bir köy evi tutarak konaklamayı çok seviyoruz .Kışın odun sobasını yakarak ısınmak ve sobanın üstünde demlenmiş çayı içerek pencerenin kar tutmamış küçük boşluklarından limanı seyretmenin tadına doyamıyoruz.Kıyıköy de lokantalarda balığın her zaman pazarlığa tabi olduğunu ve mümkünse sadece kıyıköyden çıkmış(istanbuldan da balık getirip satanlar var ) balık yerseniz eminimki kıyıköyün taze balığının ağzınızda bıraktığı o lezzetti kaybetmemek için ardından ne kahve ne de helva alırsınız :)
Gamze hanım,
güzel anlatımınız için teşekkürler.
Zehra hanım burada yanıltıcı bir yorum yok sadece o zaman 2 farklı saat vermemiz gerekir çünkü arada 2 kat fazla bir saat dilimi var anadolu yakasından gelmek isteyen kişilerin 2,5 ila 3 saat avrupa yakasından gelmek isteyenlerin 1,5 ila 2 saat civarı bir yolculukla mavinin,yeşilin,güneşin ve tarihin en güzel şekilde hissedilebildiği kıyıköy’e ulaşmaları mümkün.
kıyıköy gerçektendoğası denizi, ormanı, yaşam alanları,dingin bir ortamı olması insana gerçekten huzur veriyor..ama son yıllarda artan ziyaretciler buralara yedikleri içtikleri çöplererini bırakıp gidiyorlar.lütfen istediğiniz gibi temi bir bılmak istiyorsanız kendi eviniz gibii temiz bırakmaya çalışınn..bu gibii yerler çokk az kaldı lütfen değerlerini bilellim..teşekkürler..
Mustafa bey,
size canı gönülden katılıyorum. Bu çöpleri bırakanların aynı zamanda çocuklarına kötü bir miras bıraktıklarıda bir şekilde kendilerine anlatılabilirse belki bir nebze bu doğa katliamı durur.
merhaba zehra hanım.kıyıköyden yeni döndük.bu yıl 2.gidişimdi.eşimle çok sevdik oraları.geçen sene sahil pansiyonda kalmıştık.bu senede ev kiraladık.temiz havamızı aldık.yorgunluğumuzu giderdik ve kafamızı dinledik.denizi,kumu,güneşi çok güzel fakat plajda can kurtaran falan hiçbir güvenlik önlemi göremedik.deniz çok dalgalı.birkaçgün önce biz ordayken,meslekleri astsubaylık olan aynı zamanda bacanak olan 2 kişi boğularak can verdi.bu olay bizi çok etkiledi.bunu şikayet amaçlı söylemiyorum.bunu büyük bir eksiklik olarak gördüm.yoksa köyünüze diyecek lafım yok.seneye tekrar gelmeyi düşünüyoruz.kısmet.teşekkürler
Zeynep hanım,
Her ne kadar Kıyıköy benim köyüm değilsede beğenmenize sevindim. Umarım uyarınıza kulak verip plajlarda cankurtaran bulundururlar.
dehşet haftasonu:kıyıkööyy
bu hafta sonunu geçirmek için gittik internette yazılanları okuyunca çok heveslenmiştim.fakat tamamen hüsranla karşılaştım denize girmek için bir yer bile tekneler her tarafı kaplamış diğer uacık bir kumsalın olduğu yerde ise deniz öğle dalgalı imkanı yok kalmak için bir yer mi? imkansız adeta genç pansiyon dedikleri yer denize epeyce uzak mozaik bir bina limansa nasıl dökük anlatamam arabadan inmedim bile kalsan kalıncak bir yer kesinlikle kalınmaz tekrar geriye döndük tatilimiz berbat oldu insanlar böğle yerlere nasılda çok güzel diyor anlamadım lütfen yorumlarınızı abartarak belirtmeyin çünkü bütün cuma ailecek valiz hazırlayayıp 3 gün kalmayı düşündüğümüz tatil için aynı valizlere el sürmeden yerine getirip yerleştirdik
bende burdan gidecek insanlara ısrarla belirteyim yolunuz üzerindeyse şöyle bi bakayım deyin yoksa yerinizden kalkıp oralara kadar kesinlikle kıpırdamayın…
Serpil hanım,
Kıyıköy’e benim yazımı okuyarak mı gittiniz bilmiyorum ancak ben yazımın en son kısmında oralara sakın yazın gitmeyin demiştim. Her taraf insan kaynıyor, en güzel mevsimi ilkbahar ve sonbahar diye yazmıştım. Bu mevsimlerde doğayla başbaşa yürüyüşler yapıp güzel manzaraların tadını çıkarırsınız ama orada yazın denize girmek sizinde gördüğünüz gibi işkence. Birde sonbaharda gidin diyeceğim ama biliyorum gitmezsiniz. Aslında tabiatta her yer çok güzel o yerleri kirleten ve sevimsiz gösteren değerini bilmeyen insanlar.
İstanbul gişelerden saray 120km,Saray üzerinden Kıyıköy 27km.Bu bilgiyi önemle paylaşmak isterim.Vize üzerinden bu beldeye ulaşmak yolunuzu 50km civarında uzatabilir.Öncelikle Kıyıköy ü burada görmek güzel bir duygu.Artık el değmemiş yeşilliğin kaldığı alanları bulmak imkansız gibi.Çoğu insan KIYIKÖY ün adını bile duymamıştır.Yeni gelişmekte olan bir belde demek sanırım daha yerinde olacaktır.Bu beldede yaşamayan ama 30 Yılını İstanbulda yaşamış bir insan olarak hayranım diyebilirim.Tabiki eksiklikleri var olacakta.Açıkçası herşeyi tam anlamıyla 4*4 lük olsa zaten oranın el değmemişliği olmaz:)
Eksiklikleri vardır illaki ;
1-Evet cankurtaran yok.Yalnız unutmayınız burası Karadeniz şakası asla olmaz zaten denizle şaka olmaz.Umarım cankurtaran lar en kısa zamanda belediye bunyesinde olur.Benimde eksik gördüğüm en önemli nokta.
2-Pansiyonlar denize uzak.Ama burası sadece denize girilen bir belde değil.Denizle evler içiçe geçse idi ne manzaraya doyabilirdik nede o yapılaşmanın sıkıcılığına dayanab.
3-Çok fazla otel yok.Burası ufak bir belde.Halk kışın balıkçılık,yazında pansiyonculukla geçinir ki kışın fazla yerli ve yabancı turist yoktur.1saat önce fatoş pansiyonda misafirdik(çok sevdiğim bir ablamdır http://kiyikoyfatospansiyon.blogspot.com ) inanın bomboş şuanda oralar.
4-Büyük market yada alışveriş merkezleri yoktur.Bence fazla görüntü kirliliğine gerekte yoktur.)
ASLINA bakarsanız Kıyıköy ü keşfetmek ayrıcalıktır.Sadece plaj aramasın gözlerimiz.Plaj heryerde var ,doğasına objektif gözle bakmanız yeterli Kıyıköy ü keşfetmeniz için.Yeri geldi 4mevsimini de yaşadaım oranın.Bence görülmeye değer.
Kalın sağlıcakla.
ZEHRA HANIMA TEŞEKKÜRLER.
Kıyıköy’ü çok güzel özetlemişsiniz. Buraya ilkbahar ve sonbaharda doğanın sergilediği güzellikleri görmek için gitmek gerek.
Arkadaşlar ben doga aşıgı bir insanım. Müzigin en güzeli gecenin bir saatinde ormanın derinliklerinde sessizligi bozan bir baykuşun ötmesi, esen rüzgarın agaç dallarını sallarken çıkardıgı ıslık sesi, av arayan bir yılanın sürünürken çıkardıgı ses, yagan yagmurun yapraklar üzerine düşerken çıkan ve bütün bu seslerin birleşimi degilmi en içli müzikler.Bundan güzel müzik olurmu sizce. Bethoven, mozart sadece dogadaki bu sesleri kopya edip bir ahenk içinde birleştirmekten başka ne yapmışlar allahaşkına.Serpil hanımın kıyıköyle ilgili yorumuna katılamıyorum.Elbetteki çok güzeldir Kıyıköy. Ama güzellik göreceli bir kavramdır. Dünyaya baktıgın pencereye vede aradıgın şeye baglı güzellik kavramı.Bende sizlere, Antalyada yaşamama ragmen her yıl sadece gezmek için gittigim Sinopa gitmenizi öneririm.Ölmeden önce Sinopun bir Hamsilos koyunu,Aklimanı,Erfelek ilçesini, Sarısu gölünü, yaylalarını vede Karagölünü görün derim.Hoşçakalın verdiginiz bilgi için teşekkürler,Kıyıköye en kısa sürede gidecegim.
Yazdıklarınıza katılıyorum. İnsanların beklentilerine göre beğenileri şekilleniyor. Yazın gidip Kıyıköy’ü beğenmeyenlere mutlaka ilkbahar ve sonbaharda gitmelerini tavsiye ediyorum. Açıkcası yazın bende gitmeyi tercih etmeyenlerdenim.
Öncelikle herkese yorumlarından dolayı teşekkür ederim.Kıyıköy anladığım kadarıyla güzel bir yer ailemle gitmeyi istiyorum inanın okuduklarımdan sonra kararsız kalıyorum ama gerçekten gıtmek ıstıyorum,yardımcı olursanız sevinirim.Beni en çok düşündüren pansiyonların durumu aslında cadırımda var çadır kurabıılırmiyim LÜTFEN YARDIM.
Hasan bey,
Kıyıköy için hep baharda ve sonbaharda güzel olduğunu yazıyorum. Çadır kurabileceğiniz yer benim gördüğüm kadarıyla Kastro’da mevcut. Kıyıköy’ün içinde varmı buna dikkat etmedim. Pansiyonlarda yazdığım gibi evlerden ibaret çok lüks beklenti içindeyseniz kalacak yerleri beğenmeyebilirsiniz. Biraz macera ruhu olanlar buraları beğeniyor sanırım.
şahin 55 arkadaşım seçim yaptığınızda mutlaka iyi bir pansiyon bulacaksınız.İllaki her kesime hitap eden pansiyonlar vardır.Birazcık araştırma yeterli.Beğenen arkadaşlarla beğenmeyen arkadaşlara saygım var.Ancak bu kadar yakınımızda olupta, bize sorulduğunda ,gezmedik demeyiniz.Mutlaka gidiniz ve görünüz.İnsan olarak hepimizin kriterleri farklıdır.
Şahin bey kardeşim, kıyıköye gidip gitmemekte tereddüt göstermeyin gidin görün derim. birde hayatta uzun uzadıya plan yaparak yaşamayada gerek yok bence.Bazen aniden karar verip uygulayın. Nedirki atla deve parasımı canım. atla git gez gör hayatı erteleme canım kardeşim . yarın belkide bizler için hiç olmayacak. bu gün git gez kardeşim gitt gez mutlu olmana bak. hoş görüne sıgınarak yazdım.
Kıyıköy’e gitmek konusunda o kadar tetikleyici yazmışsınız ki okuyunca insanın hadi bir delilik yapıp kalkıp gidelim diyesi geliyor. Samimiyetinizi olduğunca yansıtmışsınız.
Zehra hanım sizcede boyle degilmi allahaşkına soyleyin.Yarın için hayatla sözleşmemizmi var, yaşayacagız diye. Baksanıza bir domuz gribi çıktı pıyasaya tek tek alıp götürüyor yaşlı ve genç demiyor.Yarın bizi ne bekliyor biliyormuyuz.Neden erteleyip duruyoruz yaşamayı hayatı.gezmekse hoş olan gezmek gerekiyor hemde bu gün. Kışıda güzel yazıda güzel ülkemizin,Yaprakları sararıp dokülen her türlü rengin hakım oldugu bir sonbahar neden yaşanmasınki.
Kesinlikle haklısınız. Böyle düşündüğüm için bu sayfayı yapıp insanların okuyup iştahlanarak gezmelerine yardımcı olmaya çalışıyorum.
Sevgili arkadaşlar hepinize saygılar sunuyorum.İnanın Zehra hanımın ve DELİBAYIR rumuzlu kardeşimin yorumlarını okuduktan sonra gitmemem imkansız inanın,kısmetse ilk fırsatta gidip güzellikleri sizlerle paylaşacağım konusunda emin olabilirsiniz.Gerçekten çok sade ve samimi bir yorum ortamı samimiyetinizden dolayı hepinize teşekkür ederim…
Öncelikle herkese iyi günler diliyorum.Arkadaşımla beraber İstanbul’un bu kargaşasından biraz uzaklaşalım dediğimiz dönemde internette araştırma yaparken burayı gördüm ve yorumları okuduktan sonra sizinde söylediğiniz gibi iştahım kabardı ve hemen bu cumartesi gitmeyi düşündük ancak biraz bilgi eksikliğimiz var.esenlerde otobüs kalkıyor heralde ama saatleri nedir ve orada konaklama fiyatları ortalama kaça tekabül eder?bu sorularıma cevap verebilirseniz inanın daha donanımlı bi plan yapmış olacağız.Şimdiden teşekkür ediyorum..
Menderes bey,
şehir dışında olduğum için mailinizi şimdi gördüm fakat otobüs konusunda yardımcı olamayacaktım zaten, biz genelde bir kaç arkadaş birleşerek bir araçla gidiyoruz. Umarım gidebilmişsinizdir.
http://www.luksyonca.com
Kıyıköye seferleri mevcuttur ama kış sezonundaki Saatleri bilemeyeceğim,daha doğrusu kışın sefer varmı pek bilgim yok açıkçası.
ben kıyıköylüyüm istanbulda oturyorum kıyıköy en geç en geç 2 saattir şimdi bayram doyalısıyla gideceğim 1.5 saati geçmemektedir ilk defa gidecekler için 2 saati alır
kıyıköy arikalar cenneti biryerdir kıyıköy gibi bir yerde yaşamak herkeze nasip olmaz oranın kıymetini oranın doasını orada yaşayan bilir o köy benim köyümdür o cenneti herkesin gezip görmesini tavsiye ederim zehra hanım köyden çok güzel bahsediyorsunuz aynı şekilde bahsetmeye devam etmenizi dilerim çünkü köyüm çok güzel bir köydür…
Mustafa bey,
yaz ayları hariç gerçekten Kıyıköy harika. Yazlarıda güzel aslında ama yazın orayı kirletenler malesef kıymet bilmeyen insanlar.
Haklısınız zehra hanım kıyıköy gibi doğası güzel olan bir köyü kirletenlenler doğanın kıymetini bilmeyen insanlardır. Fakat doğanın kıymetini bilmeyen insanlarla sizler ve bizler mücadele ederek doğası güzel olan nadir köylerimizden biri olan kıyıköyümüzü korumalıyız. Çünkü doğası ve tarihi eserleri olan nadir köylerden biri olan bir köydür kıyıköy.BEN KÖYÜMÜ ÇOK SEVİYORUM köyümü kirletmelerine asla izin vermeyeceğim onlarla herdayim mücadele edeceğim ÇÜNKÜ BEN KÖYÜMÜN AŞIĞIYIM aynı mecnunu leylaya aşık olduğu gibi…
benm anlamadğm bende kıyıköyün yerlisiyim yazıda kışıda burdayım insanlar kıymet bilmiyor ve kirletiyor derken umarım bahsettiğiniz insanlar kıyıköylüler değildir.
İlkay bey,
tabiki Kıyıköy’de yaşayanlar değil oraya dışarıdan gelen insanlardan bahsediyorum, yiyip içip çöplerini her yana atıp gidiyorlar. Bir daha geldiklerinde ne halde bulacaklarını hiç düşünmüyorlar. Böylece doğada katlediliyor attıkları poşetleri kuşlar yemeye çalışıyor veya bu poşetler denize uçup bir canılının kafasına geçip ölümüne neden olabiliyor. Bunun gibi bir sürü örnek var malesef.
tabiki zeğra anımın dediğigibi kıyıköyü kirletenler kıyı köylü değil fakat ne olursa olsun bırakılan er pislik bir sonraki gelecek olan misafirin gelmemesi demektir onun için herkes nasıl bulmak istiyorsa öyle bıraksın sözüm zaten sana ve senin gibi kıyıköyde yaşayanlara değil ilkay kardeş benim sözüm kıyıköyü kirletenlere ben köyümü burada anlatırken gururla anlatıyorum vede anlatmaya devam edeceğim çünkü kıyıköy harika bir yerdir evet zeğra hanım sizler ve bizler butip insanlara fırsat vermemeliyiz tabiki ilkay kardeşimin deyardımları olacaktır bir kıyıköylü olarak
YÜRÜ BE İLKAY KİRLETİYORLAR DİMİ
Kirlilik belasından laf açılmışken yazacak çok şeyim var.Nereye gıdersem gıdeyim hep karşımda,örneğin amatör olta balıkcığına oldukça meraklıyım İstanbul da gitmediğim baraj ve gölet kalmadı diyebilirim.Takımlarımı hazırlamadan önce ılk işim etrafı temizlemek olur tabi temizlerken ne hissettiğimi tahmin edersiniz,bu hususta insanları anlayamıyorum neden o atıklar ortalıkta bırakılır yani bu bir marifetmidir,piknik alanları aynı,sahilller aynı vs.yani bir beldenin yerlisi olmak yetmemeli bence memleketimizin her köşesini bu zihniyetle korumalıyız inanın çok üzülüyorum neden bu çevre bilincini insanlarımıza öğretemiyoruz.İnanın piknik olsun balık avı olsun çocuklarımla birlikte mıntıka temizliğini yaptıktan sonra çöplerimide beraberimde götürüyoruz bu sekilde davrananlar yok değil ama genelde etrafın berbat oldugunu veya bırakıldığını gormek çok iğrenç..Çocuklarımıza temiz bir memleket bırakmak dileğiyle saygılar.
Şahin bey,
tebrik ederim sizi. Eşim ve ben tıpkı sizin gibi her gittiğimiz yerden çöpleri toplayıp atabileceğimiz bir çöp konteynerına kadar yanımızda taşıyoruz. Başkalarının kirlettiğini biz temizliyoruz. Tüm dünyada çevre bilinci gelişmiş olsa tertemiz bir ortamda yaşardık.
tebrik ederimsizi zehra hanım bitip insanlar kendini bilmeyen insanlar doğayı kirlettikleri zaman sanki marifet işlemiş gibi kendini görüyorlar oysa kendilerini kandırdıklarının farkında değiller bizler doğaya duyarlı olduğumuz süre onlar emellerine ulaşamayacaktırlar bundan eminim bir söz vardır nasıl bulmak istiyorsan öyle bırak gelin hep beraber hel hele verelim kıyıköyü vekıyıköy gibi doğası vemanzarası olan diğer beldelerimizi bu tip insanlardan koruyalım ben bir kıyıköylü olarak varım sizlerde varsanız
Mustafa bey,
tabiki varım, ben her gördüğüm yerde bu insanları çöplerini almaları için uyarıyorum, hemde başıma gelebilecek şiddet olaylarını göze alarak bunu yapıyorum. Biz bu insanların arkalarından kızıp yüzlerine bunu vurmadıkça onlar asla yaptıklarının farkında olmayacaklar.
çok doğru söylüyorsunuz Zehra hanım butip insanlar doğru olanın ne olduğunu ğörmediği süre yanlış yapmaya devam ederler bizler doğru olanları yaptığımız sürece onlarda doğruyu öğrenecekler haslında burada kıyıköyü kirlettiklerinin yanında birde kıyı köye kötü bir himaj bırakıyorlar gelecek olanlarında gelmelerini engelliyorlar ben bugüzel beldemi anlatmaya devam edeceğim çünkü benim köyüm anlatılmaya değer öyle değilmi Zehra hanım kıyıköyü bilmeyenlere tavsiyem şu olacak kıyıköy kom tereye girsinler kıyıköyün nekadar güzel bir belde olduğunu oradan görecekler resimler onlara herşeyi gösterir
Böle bir yer başka bir yerde varsa söleyin ama yok çünkü kıyıköy anlatılmaz yaşanılır kıyıköylüyüm diye çok şanslıyım burası benim köyüm işte kıyıköy.u çok seviyorum…….!
ben giitim çok güzel denize de girdim çok sıcaktı yandım bide kene yapıştı
tabiki anlatılmaz yaşanılır kıyıköy bir başkadır her zaman bizler için özeldir özel kalması için onun güzelliğini koruyacağız çünkü kıyı köy eşi ve benzeri olmayan bir yerdir ben köyümü seviyorum sizlerde herne kadar kıyıköylü olmasanızda kıyıköyü sevin ve kıyıköyün güzelliğini hem koruyun hemde güzelliğinden faydalanın gelin böyle güzel beldelerimizi sitelerimizde baylaşalım ve tüm bugüzellikleri her kes görsün veyaşasınve yaşatsın
KIYIKÖY;imparator neron’un sayfiye yeri,midye- enez hattının tarihteki çizgisi ve mübadele yıllarının (1903-1912) selanik,makedonya ve bulgaristan göçmenlerince mesken edinilen ve neredeyse bir asırdır bu kişilerce korunan kıyıköt.sevgili arkadaşlarımın yorumlarından da anlaşıldığı üzere kimi çok beğenmiş tekrar gelmeyi düşünüyo,kimi de gürültü,kirlilik ve insanlarımız dan şikayet ediyorlar.elbettte eleştirilere açığız zaten eleştiriler olmazsa ne bu yorumların nede bu sitenin bir anlamı olmaz.ancaak; kıyıköye tatile,tura yada denize girmek amacıyla gelen insanlarımızın yiyip içip eğlendikten sonra çöplerini ne yaptıklarını hiç sordunuz mu…ben soruyorum..efendim şimdi hemen ..arkadaşım çöp kutusu mu vardı da biz oaraya atmadık yada vallahi ben çöpümü çöplerin toplandığı yere götürüp bıraktım diyeceksiniz..size zaten sözüm yok…siz evet siz …çöpünü ulu orta ortada bırakıp evine dönen siz ..evet siz ..başınızı öne eğmeyiniz..eğlendiniz,denize girdiniz,tracking yaptınız…balık rakı olayına girdiniz..iyi güzelde çöpünüzü niye bize bırakıp gittiniz? haklıyım arkadaşım ..inan haklıyım..bak…hiç acımadan eleştiriliyoruz sizlerin yüzünüzden..kızmak yok ,darılmak ta yok..inkar etmeyin…hadi arkadaşım…biz çöp kutularını arttıralım..sizde gidip çöpünüzü oraya atın …bak ne kolaymış değilmi ?…tekrar bekleriz..yolunuz açık olsun aman ha dikkatli kullanın .saygılarımızla
selam millet tam 2 saattir kıyıköy,ün fotoğraflarına bakıyorum mükemmel bir yer trakya ve çevresinde kıyıköy hariç her yere gittim ama bu yaz mutlaka kıyıköy,e gidicem motorla o yollar dahada keyif verici olur bence
Ahmet bey,
yazdıklarınıza katılmamak elde değil ama bu satırları okuyan bir çok insanın çöpünü Kıyıköy’ü kirletmeden yanında götürecek zihniyette olduğuna inanıyorum. Bunu yapan insanların medeniyetten ve sadece Kıyıköy’ü değil bu yaptıkları ile dünyayı bitirmeye katkıda bulunduklarından haberleri yok. Bu sayfaları ziyaret edip bu yazıları okuyacaklarınıda hiç sanmıyorum.
Kadir bey,
Kıyıköy’e bahar aylarında doğa uyanırken gitmenizi öneririm.
vallahi kıyıköye bahar aylarındada gitseniz kış aylarındada gitseniz kıyıköy her zaman güzeldir ben bunu bilir bunu söylerim ben şu han ogüzelliği orada yaşıyorum sizde yaşamak istiyorsanız buyrun kıyıköye o güzelliği hep beraber yaşayalım
Merhaba ,
Yorumları hepsini dikkatlice okudum .
Yorumlarda herkes kendine göre haklı : )
Eşim ve ben 6 yıl önce İstanbuldan gelip Kıyıköye yerleştik ve
Hotel Endorfina’yı inşaa etdik . http://www.hotelendorfina.com
Konuklarımız Amerikadan , Yeni Zelandadan , Singapurdan , Kanada dan, Hindistan dan geliyor .,Auvrupalıları saymıyoruz bile .
Bu kadar yorumda Endorfina dan söz edilmemesi Kıyıköy tanıtımı
için bir eksik olarak gördük .
Gurmelere bir bilgi olarak ; Dünyada 5 kg lık Kalkan Balığını tek parça olarak kömür ızgarasında yanlızca Endorfina mutfaığında pişer .
Selamlarımızla
Endorfina Ailesi
Arkadaşlar Kıyıköy her mevsim çok ama çok güzeldir.Doğanın insanlığa bir armağanı olsa bunlardan biride Kıyıköy olurdu herhalde.Kıyıköy’ü görmeyen bir ressam deniz ve ormanla ilgili bir manzara resmi çizse Kıyıköyden başka bir yeri çizemez herhalde.Sadece Kıyıköyü değil tüm ülkemizi temiz tutmaya özen göstermeliyiz.Ben Kartal’da yaşıyorum ve KIYIKÖYLÜYÜM Kartaldan kıyıköy 190 km 2,5 saat civarı
Mehmet bey,
kendi reklamınızı güzelce yapmışsınız ama yazdıklarınız için yemeden bir yorum yapamam. Bir daha ki sefere belki sizin mekanınızı ziyaret etme şansımız olur.
“kıyıköy…mavi ile yeşilin aşka düştüğü belde.böyle adlandırıyorum çünkü öyle.bunu ne kıyıköyde doğup büyüdüğüm için yazıyorum,nede duygusal davranıp koruma içgüdüsüyle yazıyorum.nedenini misade ederseniz açıklayayım.
yorumları okuyunca genelde istanbul ve civarı bölgelerden yazan arkadaşlarımız olduğunu görüyorum.şimdi önce sorunlardan başlayalım;nedir sorun,kalacak yer,temizlik,fiyatlar ve hizmet kalitesi.biryandan sanayileşen toplumun kanayan yarası doğayı korumak diyeceksiniz öte yandan beş yıldızlı hizmet arayacaksınız.efendim bu bahsettiğimiz belde 2400 nufusa sahip tek geliri su ve iller bankasının kendisine ayırdığı kıyıköy belediyesi.elbetteki gönül tüm sorunların kolayca halledilmesini ister .ama bu öyle düşünüldüğü kadar kolay değildir bütün bu imkansızlıklara rağmen bütün belediye çalışanlarını kutluyorum.kimi cankurtaran ister,kimi duş,kimi soyunma kabini kimi de gece eğlenceleri için disko ,taverna v.b..arkadaşlar kıyıköyün topu topu 2 aylık bir sezonu vardır .şimdi girişimci ruhuyla düşünelim.siz olsanız bu iki aylık sezon için milyonlarca liralık yatırım yapabilirmisiniz…sakın yaparım demeyin çünkü kendinize yalan söyleyemezsiniz.kıyıköy balıkçılık ve ormancılık la geçinen ve turizmi yeni yeni keşfeden bir belde .hiç bir doğum sancızız olmaz.bu geçiş döneminde turizmin ne olduğunu öğrenene kadar bazı aksaklıkların olmasını anlayışla karşılamak lazım.eğer siz kıyıköy e beş yıldız tatil için giderseniz tabiki sukut’u hayale uğrarsınız..belediye hizmetlerinin 2400 nufusa hizmet veremediği bir yerde hafta sonu 20.000 insanı bir anda bulursanız bunun altından kalkmak elbetteki çok zordur.bunun için ne kıyıköy ün alt yapısı misaittir nede üst yapısı.o yüzden kıyıköy e sessizliği,doğayı ve doğa ile kucak kucağa kalmayı özleyenler için daha caziptir.temizlik konusuna gelince.dedimya bu imkan meselesidir.birde üstüne insanımızın vurdum duymazlığı eklenip çöplerini uluorta bırakması eklenince istenmeyen sonuç kaçınılmaz olu..unutmayalım ki nasıl bulmak istiyorsan öyle bırak sözü çok yerinde bir tabirdir.fiyatların yüksek olduğunu kabul ediyorum.bu konuda bende eleştiriyorum.turist altın yumurtlayan tavuktur deyiminden hareketle bu gün bundan yüksek kazanayım yarın nasıl olsa başkası gelir mantığı kabul edilemez…sanırım buda zamanla değişecek ve insanımız bindiği dalı kesmeye devam etmeyecektir.kalacak yer sorununa gelince.emin olun turizme çok hazırlıksız yakalandık.beklentileri karşılayamıyoruzçünkü buna alt yapı imkanlarımız izin vermemektedir.insanlarımız kendi evlerini terkedip barakalara taşınarak yaz döneminde evlerini pansiyon olarak kullanmaktadır.tabii pansiyonculuğu bilmediğimiz için çeşitli aksaklıklar çıkmakta buda siz misafirlerimizi rahatsız etmekte…ancak bu da zamanla düzelecektir sabırlı olmakta fayda var.sözün özü şudur.eğer beş yıldız tatil arıyorsanız kıyıköy buna müsait değildir.ama ben istanbulun betonundan,kirliliğinden uzaklaşmak istiyor ve kafamı dinlemek istiyorum diyorsanız kapımız açıktır…..saygılarımla.”
Yazınızı herkesin okuduğuna emin misiniz? Bu kadar uzun bir yazi hatta buyuk karakter olunca… Çok acayip oluyor.. Tabi ki Bence diyelim
Yazımı elbette herkes okumuyor, bu sayfalara girip ilgilenenler okuyor. Büyük karakterden ne kast ettiğinizi anlamadım. Sizin bilgisayar ayarlarınızda bir sorun olabilirmi acaba?
Aslına bakarsanız büyük harfli ifadeler bıraz sertlik ima etsede yorumun özüne odaklansak daha güzel olmazmı.Güneş arada bir yüzünü gösterdikçe bu şirin balıkçı köyü beni heyecanlandırmıyor desem yalan olur.
Büyük harf sorunu giderilmiştir :)