Uzun süre önce planladığımız Azgezmiş Küba Fotoğraf Gezisi başladı, bir süre buralarda olamayacağız. 28 Kasım'da dönmeyi planlıyoruz. Mesajlarınıza ve yorumlarınıza bu süre içerisinde cevap veremeyeceğiz, döndüğümüzde görüşmek üzere...

Gito Yaylası

Bu yazıyı yazarken Gito’dan döneli 2 hafta oldu ama aklım hala orada. Tam bir doğa harikası el değmemiş bozulmamış müthiş bir yer. Görmeden ölüp gitmek büyük kayıp diyebilirim. Gito’ya gitmek için önce Rize, Hemşin’e gelmek gerekiyor. Buradan 20 km lik bir yolu 2 saatte alarak Gito’ya ulaşıyorsunuz. Ancak biz Hemşin’e geldiğimizde akşam üzeri 17:00 civarıydı. Önce kiraladığımız Reno Clio ile (ki kendisini bu gezide jeep, kamyon hatta tır zannetti çünkü tırmanmadığı yayla kalmadı garibimin) çıkmayı denedik ancak yanlış bir yola sapıp geri döndük. Yolu sorduğumuzda bize ana yoldan ayrılmayın dediler, hangi anayoldan ayrılmayalım biz gelmişiz Istanbul’dan bütün yollar asfalt burada bütün yollar toprak gelde sen ayırt et hangisi ana yol. Bu da Karadeniz insaninin konuya olan komik yaklaşımı olsa gerek. Hemşin’e geri dönüp şöfürü ile araba kiralamaya karar verdik. Çünkü hem hava kararmaya başlamıştı hemde yağmur yağıyordu. İyiki de öyle yapmışız, ileri gittikçe yol bir kaç kere daha çatal oldu. Biz Gito’ya 3-4 saatte çıkardık herhalde. Bu arada oraya Clio Sembol çıkar çünkü yolu Camili yolundan daha kötü değil. O arabayla Camili yolunu geçtiğimize göre Gito’yu çok daha rahat geçerdik. Sonuçta yol aynı formatta yani yol yok, taşların ve kayaların üzerinden atlaya zıplaya gidiyorsunuz. Gito’ya gece 21:00 civarında ulaştık. Tam kalacağımız yerin kapısına geldiğimizde sağnak bir yağmur başladı. Neyse kapı açıldı, birden hiç beklemediğimiz bir yere girdik. Dağ başında içerisi ahşap ve taştan yapılmış sıcacık şöminenin yandığı sevimli bir dağ evi.

Burası Koçira, herkes hayvanları otlatmaya gittiğinde evde kalıp ev işlerini yapan hamarat kadına verilen isimmiş Koçira. Herkes oturmuş bizi yemeğe beklemişler yemekler minik masaların üzerinde hazır. Yerlerde kilimler serili tavandan sarkan birçok otantik nesne odaya ayrı bir güzellik katıyor. Yemekten sonra biraz şarkı söyledik biraz fotoğraf sohbeti yaptık ama uyku ağır bastı.

Sabah gün doğumunu çekmek üzere saat 05:30 da ayaktaydık. Dışarı çıktığımızda sağ tarafımızda Çat yaylası, önümüzde Kaçkar zirvesi, biraz ileride Pokut yaylası ve müthiş bir bulut denizi sessizlik, sakinlik, yeşillik, dinginlik ve insana özgür olduğunu hissettiren müthiş bir yükseklik vardı. Fotoğraf çekerken kendimi hiç bu kadar değişik bir yerde hissetmemiştim. Fakat burada hava çok çabuk değişiyor daha sonrada çekeriz diye kahvaltı için Koçira’ya geri döndük ama bir daha hava hiç açmadı. Bu yıl yaz boyunca sadece 2 kere hava açmış. Öğlene doğru yukarı kısımda bulunan göllere yürümek üzere Ambarlı yaylasına gitmek istedik ancak bir gece önce yağan sağanak yağmur nedeni ile yol balçık olmuştu çıkamadık. Yakındaki Badara yaylasına gittik. Orada 2 çoban kadına rastladık. bir tanesi henüz gençti ama yaşlı olan dünya tatlısı bir teyzeydi. Yazları yaylaya gelip kışın Istanbul’a oğlunun yanına gidiyormuş. İneklerinin hepsine isim takmış. Bu arada İstanbul Ümraniye’de birçok Karadenizli’nin yaşadığını öğrendim. Kime sorsak yazın yaylada kışın Ümraniye’de oturduğunu öğrendik. Badara yaylasında hiç tanımadığımız bir aile bize çay ikram etti. Çaylarımızı içerken biraz sohbet ettik ve yanlarından ayrıldık.

Öğleden sonra kiralık minibüsümüz ile tekrar Ambarlı yaylasına çıkmayı denedik. Bu sefer başardık ancak göllere yürümek için Koçira’dan Asım Hoca ile tırmanışa geçtiğimizde sis ve yağmur bastırınca geri dönmek zorunda kaldık. Aşağı inişe geçmeden önce bir pınar başında öğle yemeğimizi yedik, sislerin içinde yemek, yemek oldukça keyif verdi. Ambarlı yaylasıda fotoğraf için oldukça verimli bir yer. Birden karşınıza sislerin içinde yürüyen bir yaşlı veya oynayan çocuklar çıkabiliyor. Burada bir hayli fotoğraf çektikten sonra yine tanımadığımız bir başka aile bizi evine davet etti ayaklarımız ıslanmıştı bizi sobanın başına oturtup çay ikram ettiler.

Sobanın başında otururken aylardan Ağustos olduğuna dikkat çekmek isterim. Oldukça güzel sohbetlerden sonra 1 saatlik bol virajlı ve tehlikeli bir yoldan tekrar aşağıya Koçira’ya indik. Gito’da birçok endemik bitki türü var. Bu ne diyebilirsiniz şimdi, yani sadece bu yörede veya çok nadir yetişen bitki türlerine verilen isim endemik. Ormanda bunları bulup fotoğraf çekmenin keyfide bir başka oluyor tabi. Akşam olduğunda Artvin Şavşat’da karşılaşıp hemen kaynaştığımız Tolga Tomaç, Bülent Öniz, Tahir Özgür ve Behiç Günalan‘da Gito’ya geldi. Hepimiz çektiğimiz fotoğrafları gösterip koyu bir sohbete daldık. Fotoğrafın bu yanını seviyorum. Bu fotoğrafçı arkadaşları gördüğümüzde Behiç Günalan’ın boynunda bir Nikon makina vardı. Görür görmez merhaba deyip başladık fotoğraf konuşmaya. Gito’da sohbet koyulaştı. Birbirimizi yaşadığımız şehirlere davet ettik, telefonlar alındı verildi.

Koçira Pansiyon Gito’da kalınacak tek yer. Orayı Abisi işletiyor. Abisinin gerçek adı Serhan. Koçira’nın kapısından içeri giren ister öğretim görevlisi olsun, isterse yüksek makamdan biri burada o kimliğinden sıyrılarak abisi veya ablası olmak zorunda. Çünkü Serhan abisi bütün bayanlara ablası bütün erkeklere abisi diye hitap ediyor. Abisinin çok da karakteristik bir görüntüsü var. Sizde çok farklı bir yer görmek ve doğaya aşık olmak istiyorsanız adres Gito ve Koçira. Bizi oralara çeken sadece Gito değil tabiki Karadeniz insanının sınır tanımayan misafirperverliği, güleryüzü, yardım severliği. Bu arada Koçira’da kalmak için önce abisinin sınavını geçmeniz gerekiyor. O diyor ki buraya çizgili pijamalı mangalcılar, hayvanlara ve çevreye zarar verenler giremez buraya gelenler özel olmalı. Bunun içinde rezervasyon yapacak olanları telefonda bir sınavdan geçiriyor. Çok da iyi yapıyor. Buyrun gelin derse bilinki özelsiniz. Gito’ya gitmeden ölürseniz şunu bilmenizi isterim gerçek özgürlük nasıl bir duygu öğrenemeden göçüp gideceksiniz. Bir yazar Gito için yaylaların şahı demiş. Ben de ilk gördüğüm anda burası yaylaların yaylası dedim. Koçira’nın telefonu 0532 633 5748. Gito’ya giderseniz abisine çooook selam söyleyin.



30 Yorum - "Gito Yaylası"

  1. Sizinle oralarda karşılaşmak ne güzeldi…
    Hayatımda gördüğüm ve zaman geçirmekten en çok keyif aldığım yer oldu GİTO…
    Serhan Abisi ile konuştum… Karlar altında da GİTO’yu görmek istediğimi söyledim. “Haber ver Trabzon’da alandoan alayım sizi” dedi…
    Gelmek isterseniz yani
    :))

  2. sizleri tanıdığıma çok memnun oldum.açıkçası iyi bir okuyucu,orta derecede fotoğrafçı ama kesinlikle kötü bir yazarımdır.anlat derlerse git gör derim.karadeniz anlatılmaz.yaşanır.
    haksızmışım.
    anlatılabilirmiş.
    sevgiler.

  3. Zehra, öyle akıcı ve güzel yazmışsın ki bu yazı ile oralara götürdün oralarda bıraktın beni. Ellerine sağlık! Gelemediğime pişman olayım diye bu kadar güzel yazdığınızı sanıyorum :)

  4. Zehra bu ne güzel site böyle, gezmiş görmüş kadar oldum. Gözüne, ellerine sağlık. Öptüm seni. Tülay

  5. Teşekkürler.. Hiç oralara gitmediğimden. Mutlak gitmek lazım. :))

  6. Sevgili Zehra ne de güzel anlatmışsın yaşadıklarımızı.. Hala birlikte hergün anıyoruz ve özlüyoruz.
    Sanırım ben ruhumu orada bıraktım..
    Sahi karlar altında Gito fena fikir değil, Tahir Bey haklı olabilir hı ne dersin?

  7. @Fatih, sana aylarca bosuna mı yalvardık gel diye.
    Seneye sen bizim peşimizden koşacaksın kadro doldu :))

  8. :) 10 ve 14 ünde arkadaşların düğünleri olmasa kaçıracağım bi gezi değildi…

  9. Her an sürprizlerde doluydu.
    En güzel süpriz sizlerle karşılaşmak oldu.
    Eşsiz güzellikteki fotograflar eşliğinde harika bir sunum…
    Hepinize sevgiler…

  10. Yeniden merhaba ablası..abisi..yüreğinize sözcükler güneş sıcaklığında düşmüş…Sizleri tanıdığıma sevindim.. insan sıcağınızın kaybolmaması dileğiyle….

  11. Uzun zamandır aklımda.Ha bugün yazdım ha yarın.Bu aralar dağlara yaylalara olan özlemim depreşince bir bakayım neler yazıyordu dedim. Okudum bu sefer dayanamadım:)Ne güzel günlerdi be.Daha öncede gitmiş olmam rağmen bu seferkinin tadı damağımda kaldı.Sanırım bunda ekibin ve sizleride orada görmenin katkısıda vardı.Öncelikle o güzel yeri yapıp bizide orada buluşturduğu için Serhan ağabeye,Asım hocaya ve gezi boyunca sohbetiniz için sizlere çok teşekkürler.Birgün bir dağda buluşmak dileğiyle.Trabzon`dan selamlar.

  12. Merhaba Tolga,
    bizim içinde sizinle karşılaşmak hoş bir surpriz oldu. Umarım, seninde dediğin gibi bir gün bir başka dağda yolumuz yeniden kesişir.

  13. bu sari uşak ve en önemlisi yakişukli uşak yeğenumdur bu bakişlarun altinda neler var nelerrrrrrrrrr ağğğğğğğğ kimsesuz dağlarun tek efendisi sislerun tek arkadaşi sinanum seni seveyirum.

  14. Doğru o sarının adı Sinan. Bize poz verirken çeşmeye annesine yemeklik su almaya geldiğini unuttu.

  15. Gerçekten harika bir yerdi… Aşağınızdaki bulutları görünce nasıl bir duygu alacaksınız hayal edemiyorum.. Gezip görülesi bir yer gerçekten…

  16. Mehmet bey,

    Bir gören hep bir daha Gito’ya gitmek istiyor. Gito’yu ilk gördüğüm an hala aklımdan çıkmıyor.

  17. ben eski ismi miloz yeni ismi kestanelik köyündenin ve bu yayla da geçti çocukluğumuz.bize bu heyecanı yaşatan ve emeği geçen herkesin gönlüne sağlık

  18. muhteşem yok böyle birşey doğa ve insanlık bir arada huzur var mutluluk var kesınlıkle gıdılmelı ben bu yıl gıttım her yıl gıtmek ıstıyorum.İLGİNİZE ALAKANIZA TEKRAR TEŞEKKÜR EDERIM SERHAN ABICIM IYI KI VARSIN KI BU GUZELLIKLERI YAŞATIYOSUN.TEKRAR GÖRÜŞMEK ÜZERE.SAYGILAR.

  19. İki gün oldu ankaraya döneli gitodaydım, koçirada konaklayamadım ama bir akşam muhabbetlerine katıldım fevkalade….

  20. bır hafta oldu ızmıre donelı.ben bu yıl ılk defa gıttım ıkı aksam gıto da koçirada kaldım..huzuru ve mutlulugu bır aıle ortamında yasamanın sevıncını hala yasıyorum..hersey ıcın bır kez daha tesekkur ederım..ıyı kı varsınız..ıyı kı sızlerı tanımısım..sonsuz saygılar ve sevgıler koçira ailemee:)

  21. Gito sevgisi giderek büyüyor. Elbette burayı sevdiren en büyük etken orada yaşayan samimi insanlar.

  22. Merhaba Zehra Hanım, karadeniz yaylalarını anlattığınız yazılarınız için çok teşekkür ederim. yaz bitmeden gitmek istiyorum ve bir türlü oraları doğru düzgün anlatan bir blog bulamamıştım,sizinkini bulunca çok mutlu oldum,okuyup duruyorum :) bir şeyler soracaktım, Koçira’nın Abisi hala aynı cep numarasını kullanıyordur değil mi? ya da yeni bir numarası varsa biliyor musunuz? bir de biz iki kişi yayan gideceğiz yaylalara, çok mu zorlanırız? anladığım kadarıyla çoğuna çıkan minibüsler var gerçi.. onlara yaklaşık ne kadar ödememiz gerekir?

  23. Merhaba İnci hanım,
    Koçira’nın abisi hala aynı cep telefonunu kullanıyor. Gidince bizden çok selam söyleyin bizi azgezmişler olarak hatırlar. Yaylalara yürüyerek çıkmak iyi cesaret derim. Saatlerce sırtınızdaki yüklerle yokuş tırmanmayı göze alıyorsanız diyeceğim yok. Ancak gideceğiniz yerlerde çok az kalma fırsatınız olur vaktinizin çoğu yollarda geçer. Gito’ya araçla çıkmak isterseniz Hamit Küçük ile görüşebilirsiniz 0538 947 17 87 biz 3 yıl önce 100 TL ödemişdik. Bana sorarsanız en iyisi Reno Clio kiralamak o her türlü yola gidiyor. Gito’ya çıkmak için iki yol var birisi Aşağı Çat yaylası yakınında ve yaylaya çok yakın diğeri ise Hemşin tarafında karışık ve uzak. Aşağı Çat tarafından giderseniz araçla veya yürüyerek gitmek çok daha kolay olur. Ancak yaya olduğunuzda aniden bastıran yağmur ve sisi düşünmeniz gerek. Ayrıca yaylalar arası mesafeler oldukça uzak ve yollar yürümek için zorlu. Sis bastığında çok rahat kaybolursunuz. Sizi korkutmak istemem ama bu olayı biz yaşadığımız için size yazıyorum. Dağa çıkarken ani bir sis bastı bir kaç dakika içinde 50 cm ötemizi göremez olduk. Yani kaybolduk geri dönüş yolunu bulmamız bir hayli zorlu oldu.

  24. Zehra insanların gözünü korkutma… Bu yıl ben her iki yoluda kullanarak gitim GİTO’ya. Hem de haziran ayında, yağmur hiç durmadan yağarken. Serhan Çat tarafındaki yolu düzelttirmiş. Hemsin tarafından gelirken ise yol her zamankinden daha düzgündü. Yani şimdi GİTO’ya gitme zamanıııııı….

  25. çok teşekkürler Zehra Hanım :) sis benim de gözümü korkutuyor açıkcası, araç kiralamak iyi bir fikir gibi duruyor- bi cüzdanımızı kontrol etmemiz lazım :):) bizim için şimdi oturup iyi bir plan ve hesap yapma vakti… bakalım hayali gerçeğe dönüştürebilecek miyiz :) Koçira’ya gidersek selamınızı mutlaka ileteceğim. ve sanırım yola çıkmadan yine size soracaklarım olacaktır,şimdiden çok teşekkürler, kendinize iyi bakın :)

  26. Tahir selam, Karadeniz’de sen nelerin karşına çıkacağını biliyorsun ben en kötüsünü yazıyorum iyi olursa ne ala. Bir de herkes senin gibi yada Nadir gibi dayanıklı olmayabilir. Yıllar önce Karadeniz’e gittiğimde bir spor ayakkabı ve tişörtle gitmişdim. Yaylada yağmur ve soğukdan ayakkabının içine naylon poşet giymek zorunda kaldım :)

  27. Yurdum turun başkanı olarak grubumu gitoya götürdüm,
    Zorlu ve yorucu bir yolculuk tu. Oraya bence clio değil pokut ve sala çalışan ünimoglarla gitmek daha doğru olur diye düşünüyorum, Yolculuk bardaktan boşanırcasına bir yağmur altında geçerken yolda bir kaç defa inmek zorunda kaldık.Grup söylenirken bende “Arkdaşlar Antalya’da 5 yıldızlı otele gitmiyoruz burası karadeniz saati satine uymaz diyerek yatıştırdım. Gito ya vardığımızda herkesin soluğu ve sesi eşsiz doğa ve manzara karşısında (dolunay ve aşağıda bulut denizi ) kesildi.
    Karadeniz anlatılmaz ve yaşanır diyor Abisine de kucak dolusu selamlar . ayderi karlar altında gördüm gitoyu da mutlaka kışın görmek isterim. Gito sevdalılarına kucak dolusu sevgiler

  28. Merhaba Zehra Hn,

    Ne güzel anlatmışsınız bizim oraları saymış olduğunuz her yere adım atmış gezmiş olan biri olarak tekrar aynı duyguları yaşattınız ve çocukluk yıllarımın yayalad geçirdiğim güzel anılarımı hatırlattınız.Badara yaylasında bahsettiğiniz ve resmini koyduğunuz yaşlı teyze benim ananemdir.Ve biz kuzenler ona atom karınca deriz.Ben her sene giderdim,fakat bu sene gidemedim ve hala bu ekskliği içimde hissederim.

    Yapmış olduğunuz bu ziyarey bizleri mutlu etti.

    Teşekkürler.

  29. Hüseyin bey,
    anneanneniz gerçekden müthiş yaşına rağmen hala çalışmaya devam ediyor. Biz de her yıl Karadeniz’e gelmeye gayret gösteriyoruz.

  30. 2 gun once Serhan abisi ile tanısma sansına kavustum.10 arkadasımla beraber karlar altında Kocira idik hersey muhtesemdi anlatacak kelime bulamıyorum en kısa zamanda tekrar gidebilme umidiyle….


yorum yapın

Son eklenen yazılardan haberdar olmak için email adresinizi ekleyin ve gelen emaildeki onay bağlantısına tıklayın.

E-Posta Listesi
Fotoğrafçı ZehraArslan, Gelin&Damat, Doğum ve Özel Gün Fotoğrafları için
Etstur

Tatil keyfi için Etstur...