Bergen
Norveç’i uçakdan ilk gördüğümde masal ülke demiştim. Hâlâ böyle düşünüyorum. Fiyordlar ve Kuzey Denizi’nin üzerindeki adalara tek tek serpiştirilmiş ahşap evler kesinlikle bir masalın içinde gibi duruyorlar. Her bir ev farklı renkte boyanmış, evler kırmızı ahşap ise pencereler mavi veya ev beyaz ise kırmızı pencere pervazları bu evleri daha bir güzelleştirmiş.

Tüm şehirde sadece tek bir beton apartman gözüme çarptı, onun dışındaki tüm binalar ahşap iki veya en fazla üç katlı. Binaların bu şekilde inşa edilmiş olması bütün şehirde müthiş bir ahenk yaratıyor. Sabahları gün doğumu ile birlikte adaların üzerine serpiştirilmiş bu sevimli evlere güneş vuruyor ve yansımaları birebir denizin üzerine düşüyor. Neredeyse tüm evler ormanın içinde diyebiliriz; çünkü Norveç’in her tarafı yeşil. Kaldırımlardan bile yeşillik fışkırıyor.

Bergen’de konaklama sebebimiz buradan hareketle bazı fiyordları görmekti. Ancak fiyordlardan önce ilk gördüğümüz yer Bergen’in içi oldu. Limanın karşısındaki sıra sıra dizilmiş renkli ahşap evlerin tarihi 900 yıl öncesine kadar gidiyor. Bu bölge UNESCO tarafından 1980 yılında dünya mirası listesine alınmış. Güzel güneşli bir hava varsa bu güzel deniz kenarındaki tarihi evlerin önünde bir şeyler yiyip içmek son derece keyif verici. Ancak Pazar günleri belli bir saate kadar alkol satınalıp sokakta içemiyorsunuz haberiniz olsun, ancak bir kafeteryada oturup içebilirsiniz.

Cadde üzerindeki bu evlerin yanlarında uzanan dar sokaklara girdiğinizde asıl eski Viking Evlerini göreceksiniz. Renkli evlerin yanında bu evlerin renkleri soluk kalıyor ancak mimarileri kesinlikle göz dolduruyor. Bu sokaklardan birinin içinde oldukça eski ve ahşapdan yapılmış bir de kilise yer alıyor. Bergen’e bir kaç km uzaklıkda Gamble Bergen denilen tüm eski evlerin yapılıp eski yaşam tarzının canlandırıldığı bir açık hava müzesi var.

Vaktiniz olursa bu müzeye 1 saatinizi ayırmanızı tavsiye ederim. Evlerin içleri yaz aylarında açık oluyor kış aylarında sadece dışdan görme şansınız var. Norveç’de yaz pek kısa sürdüğü için evlerin içleri Haziran ile Ağustos sonuna kadar açık oluyor.

Bergen’in renkli evlerine 50-60 metre mesafede balık pazarı kuruluyor. Buradan balık satın alıp pişirebileceğiniz gibi hemen orada somon balıklı sandviç de yiyebilirsiniz. Yanlız burada balıklar özellikle de somon pişirilmek yerine tütsülenerek yeniyor. Biz Bergen’de ev kiraladığımız için eve götürüp fırında pişirerek yemeyi tercih ettik. Bergen’in renkli evleri ve balık pazarından sonra mutlaka diğer sokaklarına da girmelisiniz. Özellikle hafta sonları meydan ve çevresindeki sokaklar oldukça renkli oluyor. Norveç’de yaşayan bir çok farklı millet olduğu için portre fotoğraflarını seviyorsanız sizin için bu sokaklarda dolaşmak çok keyif verici olabilir.

Bergen bulunduğu konum itibarı ile oldukça ilginç bir yer. Bunu ancak tepeden baktığınızda fark edebiliyorsunuz. Tepeden bakıp fotoğraf çekmek için Floyen veya Ulriken tepesine çıkabilirsiniz. Ulriken tepesi için meydandan, hemen balık pazarının karşısından yarım saatte bir kırmızı renkli iki katlı otobüs kalkıyor. Tepeye çıkarken bizim yaptığımız hatayı yapmanızı istemem bu tura Bergen akvaryumu da dahil edilebiliyor; ancak görülmeye değer bir yer değil, sadece tepeye çıkmanızı tavsiye ederim. Fotoğraf çekmek için tepeye öğleden önce çıkmak ışık açısından doğru bir seçim.

Meydanın yakınında bulunan finiküler istasyonundan da 6 €’ya Floyen tepesine çıkabilirsiniz. Her iki tepedende Bergen’i seyretmek ve fotoğraflamak keyifli. Tepeden baktığınızda ne kadar doğa harikası bir yerde olduğunuzu daha iyi anlıyorsunuz. Ulriken için otobüs yaz aylarında 09:00 ile 22:00 arasında her yarım saatte, kış aylarında ise 10:00 ile 17:00 arasında çalışıyor. Floyen tepesi finiküleri ise sabah 07:30’da başlıyor öğlen kapanıyor. Manzara açısından Bergen’i tepeden ama daha yakından görmek istiyorsanız Floyen tepesine çıkmanız daha doğru olur.

Bergen fiyordlarına gelince ilk tercihimiz Sognefiyord oldu bunun için araba ile bir tur yapmayı planlamıştık ama meşhur Flam turunda bu fiyordun içinden geçtik. Bergen’den araba ile buraya gitmek 5 saat sürecekti bu parkuru yorulmadan fiyord vapuru ile yapmamız dinlendirici oldu. Bu vapurda dünyanın bir çok farklı ülkesinden insanlarla tanışmakda ayrı bir keyifti. Fiyordların dar bölgelerinde bir kaç metrekarelik yeşil bir adanın üzerinde ahşap evler, adanın kenarında bağlı duran minik tekneler ve adaların üzerinde uçuşan görmeye çok da alışık olmadığımız büyük balıkçıl kuşlar bu muhteşem tabloyu tamamlıyor. Bu turda uzakdan da olsa Jostedal Buzulunu görüyorsunuz. Buzulun bulunduğu bölge son buzul çağında şekillenmiş ve o günden bu güne aynı şekilde duruyor. Tabi küresel ısınma ile bir kısmı erimiş durumda.

Gemi ile Bergen’den başlayan bu tur Flam’da bitiyor orada bir kaç saat kaldıktan sonra trenle Bergen’e geri dönüşünüz başlıyor. Tren dönüş yolunda bir zamanlar gürül gürül akan şelaleyi görüp fotoğraf çekmeniz için duruyor ancak malesef şelaleden bugün eser kalmamış bu nedenle bir müzik eşliğinde kayaların arasından bir bayan çıkarak dans etmeye başlıyor. Trenin geçtiği yollar üzerinde fotoğraf çekmek için can atacağınız müthiş manzaralar var. Ancak kaçırmamak için bizim yaptığımız gibi camlara yapışık gitmeniz gerekiyor. Bergen’den komple alabileceğiniz bu turun fiyatı kişi başı yaklaşık 130 € tekneler sabah 08:00 da kalkıyor. Bergen’e dönüşünüz ise akşam 18:00 civarında oluyor. İskele hemen Bergen meydanındaki renkli evlerin karşısında. Zaten gemilerin üzerinde Fjord yazını görünce anlayacaksınız.
Bergen’den araba ile gidebileceğiniz mesafede Hardanger Fiyordu size muhteşem görüntüler sunacak. Bunun için önce E16 ve sonrada RV7 nolu yolu takip etmeniz gerekiyor. Bu yolları haritadan okuyarak çok rahat bulabilirsiniz. Fiyord Bergen’e 70 km ancak yol uzun sürüyor, nedeni ise Norveç’te pek otoban olmaması. İlk gün, bu kadar gelişmiş bir ülkede nasıl otoban olmaz diye düşünüyorsunuz ancak yola çıkınca nedenini anlıyorsunuz. Bergen’de kara parçaları küçük ve yerleşim dar alanlar içinde büyük yollar yapacak yer yok ve yapılan yolların çoğu dağların arasından geçiyor bunun içinde sürekli tünel açılması gerekiyor. Örneğin Sogne fiyorduna giderken vapur yerine arabayı tercih ederseniz 24 km’lik bir tünelden geçmeniz gerekiyor. Hardanger Fiyordu için sabah erkenden yola çıkmanızı öneririm çünkü günün ilk ışıklarıyla aklınızdan kolay kolay silinmeyecek manzaralar göreceksiniz. Önce hafif bir sis sonrasında sislerin arasından çıkan masalsı evler ve güneşle birlikte evlerin denize düşen yansımaları. Yansımaları en iyi göreceğiniz saat sabah saatleri. Hardanger Fiyordunu bütün gün araba ile turalayabilirsiniz. Deniz kenarındaki yerleşim yerlerine veya yolunuzun üzerindeki Ulvik ve Eidfjord Köylerine uğrayabilirsiniz.

Yolda bulduğunuz her fırsatta fotoğraf çekmek isteyeceksiniz. Fiyordun içinde yol alırken yol kenarında çok eski ahşap evler göreceksiniz burası Hardanger Folk Müzesi. Bir kaç evden ibaret olan bu küçük müzede evlerin içlerinde eski dönemde yapılan el sanatları örnekleri yer alıyor. Yol boyunca gördüğünüz güzellikler başınızı döndürecek, bu güzel tabiatın içinde öğle yemeğinizi okyanusa karşı yiyip keyif yapabilirsiniz.Öğle yemeği dedim de okyanus manzarası restaurantda değil yanlış anlamayın. Norveç’in her tarafı muhteşem manzaralı, yol kenarlarında oturmak için tahtadan yapılmış masa ve oturaklar var. Biz önceden hazırladığımız sandviçleri yiyip yanında da meyve sularımızı içtik. Ekmeğin bile 4-5 € olduğu bir ülkede okyanus manzarasında yemek bir hayli pahalı oluyor.

Hardanger Fiyordunun içinde giderken önünüze önce Voringsfossen Şelalesi çıkacak, araba ile geçerken sağınızda kalacak olan bu şelalenin dibine kadar yüyüyerek inebilirsiniz. Biraz ileride Steindalsfossen Şelalesini göreceksiniz. Burada hediyelik eşya satan bir kaç dükkan var. Hemen şelalenin önündeki kırmız ahşap yere girip alışveriş yapmanızı şiddetle öneriyorum. Meşhur Norveç yağmurlukları 42 € ve polarlar sadece 10 €. Burada bulacağınız ucuzluğu Norveç’te hiçbir yerde bulamazsınız. Bir ipucu daha; eğer 50-60 € luk alışveriş yaparsanız pazarlık yapma şansınız da var. Üstelik bu mağaza “Tax Free” yani ödediğiniz vergiyi havalimanı çıkışında geri alıyorsunuz.

Bergen’den gemi ile ulaşabileceğiniz Fitjar adasında bir gün geçirip fotoğraf çekmek için ideal. Adanın her yeri yemyeşil, otlaklarda bir çok koyun ve inek göreceksiniz, tabi bu hayvanlar o güzel evlerin önündeki yeşilliklerde otluyorlar. Her türlü gelişmişliğe rağmen bu insanlar tarım ve hayvancılık yapmakdan vazgeçmiyorlar. Bu adada fotoğraf çekmek için çok fazla manzara var.

Öğle yemeğinizi yine deniz kenarındaki ahşap masalarda yiyebilirsiniz. Yanlız adaya feribot geçiş ücretinin tek seferde 131 € olduğunu bilmenizi isterim. Norveç’e giderken bazı yerlerde parayı gözden çıkararak gitmeniz gerekiyor.

Norveç ile ilgili yazılacak çok şey var ancak bu sayfalarca sürer. Özetlemem gerekirse çok pahalı bir ülkede, oldukça ucuza, mükemmel bir tatil yaptık. Bunun için bir okyanus kenarında dublex bir ev ve bir minibüs kiraladım, 8 arkadaş masrafları paylaştık. Tur firmalarının kişi başı 1500 € ile 2000 € arasında bir fiyat istedikleri ve sonrasında ödenen ekstralar ile 2500-3000 €’ya tamamlayacağınız bir turu, biz kişi başı 900 € civarında tamamladık. Bu fiyata uçak bileti, tüm fiyord turları, ev kirası, tüm yemekeler, araç ve yakıtı ayrıca bir gün Danimarka, bir gün de İsveç turu dahil. İstanbul, Danimarka uçak biletlerimizi uçuşdan 1 yıl önce 131 €’ya alıp sabırla bir yılın geçmesini bekledik.
English
RSS





Evet harika bir ulke! fotograflar da harika…
Kesinlikle katiliyorum. Isvec’te uzun sure kalmis biri olarak tavsiye etmemek mumkun degil. Bu arada Isvicre’nin Alp’lerini de aklimizdan cikarmamak gerekir :-)
Teşekkürler Aslı’cım.
Fatih bey,
Alpler aklımızda tabiki. Ömrümüz yeterse bir gün yolumuz oralara da düşer umarım.
Sevgili Zehra ve Hakkı sizi büyük bir gıpte ile takip ediyorum..Çok güzel işler yapıyorsunuz..yanınızda olup sizlerle o an’ları yaşamak vardı diyorum..ama olmuyor.sağlık sıhhat enerji ve imkanlarınız hiççç bitmesin canım…
Hatice teşekkür ederim güzel dileklerin için.
Evet harika bir ulke! fotograflar da harika…Gitmek isterim kısmet olursa…
olmaz böyle bir yer
Doğayı gördüğünüzde şaşırıyorsunuz ama kışın bir o kadar uzun. Arkadaşım gitti böyle yer omaz olsun dedi. Nefret etti geri döndü. Bilemem onun kendi görüşü. Her hafta 2-3 kişi intihar ediyor demiryolu kapanıyor. Gecemi gündüz mü belli değil. İnsanlar sauna’dan çıkmıyor.
Herkes tavuk gibi, her yer ıssız. Doğa güzelliğine diyecek bir söz bulamıyorum dedi ama 1,5-2 ay sürüyormuş en fazla. Ülkem üğlkem güzel ülkem dedi.
Biz Bergen’i çok ama çok sevdik. Sanırım havaların bize göz kırpmış olması ve birlikte gittiğimiz arkadaşlarımızın dostluğunun da bunda önemli bir payı var. Orada yaşamak kışın oldukça zor olsa gerek bunu tahmin edebiliyorum.
Gerçekten insan dalip gidiyor kısmetse bir gun belki olursa gideriz ;)
merhaba ,
13/19 haziran tarihlerinde norveç e gitmek için plan yapmaktayız uygun konakama ( bergen ) ve finlandiyaya geçiş ile ilgili tecrübeli arkadaşlarımızdan bilgi almak isterim
tşkler
Merhaba Pınar hanım,
bir kaç kişi gitmeyi planlıyorsanız en iyi yöntemlerden biri ev kiralamak veya hostelde kalmak. Norveç çok gelişmiş bir ülke olduğu için evler de hosteller de çok iyi durumda. İki ülke arasında geçiş için ise sadece uçağı kullanabilirsiniz.